Fotoğraf makinası benim için defter kalem gibi vazgeçilmezlerdendir. Fotoğraf çekmek ise başlı başına bir keyif. Dondurduğum anlarımdır. O yüzden güneşi takip ederim hep. Çünkü ışık önemli. Işık doğruysa, tadından yenmez. Öğle saatinde fotoğraf çekmekten haz almadığım için bugünün duraklarını güneşe göre belirlemeyi teklif ettim, arkadaşlarım da kabul ettiler. Plana sadık kaldık ama saatimiz şaştı ve Corcovado Tepesi'ne
Bugünün programı yoğun... Öğleden önce Corcovado Tepesi'ni ziyaret edeceğiz, öğle saatlerinde klima bulabileceğimiz downtown'da dolaşacak ve akşamüstü de teleferikle Pao de Açucar'a (bildiğimiz adı Sugar Loaf, türkçesi Şeker Dağı) çıkacağız. Tüm bunları yaptıktan sonra da şansımız varsa, güneş batmadan önce tekrar Ipanema'da denize gireceğiz. Yani, vamos!
Cristo Redentor - Redeemer - Kurtarıcı İsa Heykeli
Cristo Redentor yani 700m rakımlı Corcovado Tepesi'ndeki kurtarıcı İsa heykeli.. Rio de Janeiro'nun simgesi durumundaki heykelin, ülkenin katolikliğini vurguluyor olması açısından brezilyalıların gönlündeki yeri de ayrı. Sadece Rio'da değil, otobüs yolculuğu sırasında Brezilya sınırından sonra, geçtiğimiz hemen her yerleşim bölgesinde boy boy versiyonlarına ve farklı kullanım amaçlarına tanık oldum. Bahçe heykelleri en ilgimi çeken kullanım alanı oldu diyebilirim. Üstelik üzerine forma giydirilmiş versiyonları da mevcut. İnsanların dine bakış açılarındaki farklılıkları göstermesi açısından çok öğretici olduğunu da eklemeden geçemeyeceğim.
![]() |
| Trem de Corcovado |
Tren yolculuğundan sonra Cristo'ya ulaşmak için merdivenleri tırmanmaya başladık. Gözümde büyüttüğüm kadar değilmiş. Üstelik yukarıdaki gibi manzaralar da cabası.. Ama en güzel manzara, Cristo'nun manzarası sanırım..
![]() |
| Cristo'nun baktığı açıdan Rio |
Downtown
![]() |
| Teatro Municipal |
Corcovado'dan indiğimizde güneş tam tepeydi. Serin bir yerde öğle yemeğimizi yemek için şehir merkezine gittik. Saraya benzeyen belediye tiyatro binasının ihtişamını görünce sanata değer veren toplumlara duyduğum saygıyı da pekiştirmiş oldum.
![]() |
| Patisserie Colombo |
![]() |
| Catedral Metropolitana do Rio de Janeiro |
Gördüğüm azametin etkisinden bir süre kurtulamadım. Konik tavandaki haçın kollarından yere kadar inen vitray camların ve tepedeki haçın ışıkla yarattıkları, binaya yaklaşırken hiç beklemediğim bir şeydi. Edgar Fonceca'ya neden dahi dedikleri o zaman anladım.
Pao de Açucar - Sugarloaf - Şeker Dağı
![]() |
| Pao de Açucar ve Morro da Urca |
![]() |
| Morro da Urca'dan Sugarloaf teleferiğine yürürken |
Eve döndüğümüzde yorgunduk ama bitmedi. Martin ve ben akşamüstü sefası için Ipanema sahile koşarken, diğerleri evde kalıp dinlenmeyi tercih etti. Onların bizden daha fazla dinlenmesi gerekiyordu. Çünkü yarın Busioz'a yola çıkıyorduk ve José ile Çağrı bizim iki şöförümüzdü.











Hiç yorum yok:
Yorum Gönder